İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ticaret hacmi mi önemli, terör devleti mi!

  • Lüzumsuzluk

  • Darısı başımıza bir fotoğraf

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Ticaret hacmi mi önemli, terör devleti mi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2024

Yazı İçeriği

  • Ticaret hacmi mi önemli, terör devleti mi!

  • Lüzumsuzluk

  • Darısı başımıza bir fotoğraf

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Lüzumsuzluk

Reisi Cumhur R. Tayyip Erdoğan, Şanghay Beşlisi toplantısında “dostu” Putin ile görüştü.

Haliyle bölgesel konular ele alındı.

Erdoğan’ın kimle yaparsa yapsın her görüşmede gündeme getirdiği ticaret hacminin arttırılması meselesi ele alındı ve hacmin 100 milyon dolara çıkarılması konuşuldu.

Güldüm. Keşke bu ticaretin biraz dengelenmesi konuşulsaydı.

Çünkü Rusya ile ticaretimiz zaten 80 milyar dolar seviyesinde ve kabaca 70 alıp 10 satıyoruz. Rusya doğalgaz fiyatını arttırırsa hacim zaten 100’ü bulur.

Oradaki sorun miktar değil, denge.

Aynen Çin ile olduğu gibi.

Görüşmede ayrıca Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk yapması falan da konuşulmuş.

Zannederim Erdoğan’ın aklına Özgür Özel’in çıkışı sonrası gelen Esad’la görüşme arzusu da ele alınmış.

Şimdi benim bir türlü anlayamadığım konuya gelelim.

Rusya, Suriye’de Esad’ın arkasında duruyor ve Esad bugün hâlâ koltuğunda oturmasını Putin’e borçlu.

Putin sayesinde bugün ülkesinde yeniden hakimiyet kurduğu iddiasında ve iç savaşın sona erdiğini, rejimin ülkede tam kontrolü yeniden sağladığını söylüyor. 

Bir yandan da Erdoğan ile görüşmek için Türk askerinin Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin güvenliğini sağlamak için oluşturduğu hattan çekilmesini istiyor.

Fakat aynı Esad ve onun hamisi Putin, ABD’nin Suriye’nin kuzeyindeki varlığından hiç ama hiç rahatsız olmuyor. ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozarak kurmaya çalıştığı terör devletine hiç ses çıkarmıyor.

Sözde ABD ile örtülü bir savaş halinde olan ve Ukrayna’da ABD ile müthiş bir çekişme içinde olan Rusya ve lideri Putin, ABD’nin dayattığı uluslararası ambargo altında inim inim inlerken Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin cirit atmasına gıkını çıkarmıyor, konuyu gündem dahi yapmıyor.

Ve Reisi Cumhurumuz Putin ile görüşmesinde nedense bu soruyu Putin’e sormuyor ve “Dostum, ABD ile neredeyse savaş halindesiniz ama ABD’nin senin denetimindeki Suriye’de bir terör devleti kurmasına nasıl izin veriyorsun. Önce Esad gelip buralarda kontrolü sağlasın ve ülkesinin tam hakimi olsun. Biz o zaman oradan bir günde çekiliriz, merak etmesin” demiyor da “Ticaret hacmimiz 100 milyar olsun” diyor.

Rusya ile 100 milyar dolarlık hacme ulaşırsak, terör devletinden kurtulacak mıyız!

Dediğim gibi o kolay.

Rusya doğalgaza bir zam yapar, ticaret hacmi anında 100 milyar dolar olur.

Milli futbolcumuz Merih Demiral, kahramanı olduğu maçın sonunda iki eliyle bozkurt işareti yapınca kıyamet koptu.

Doğrusunu isteseniz ben maç sırasında görmemiştim, sonrasında fotoğraflar ile fark ettim ve “Eyvah” dedim.

Batı’nın bu işarete yüklediği manayı biliyorum.

Her ne kadar bizce alakası olmasa da, Avrupalılar bunu neredeyse “Nazi selamı” ile eşdeğer görüyorlar.

Biz sabahtan akşama kadar uğraşıp didinsek ve bunun Ergenekon Efsanesi’nde Türkleri yok olmaktan kurtaran ve Ergenekon’dan çıkaran Kurt’u anmak için yapıldığını söyleyelim fikirlerini değiştirmek zor olur.

Nasıl ki, Nazi selamının aslında Roma selamı olduğunu anlatmak biraz zor olacaksa, bu da öyledir.

O yüzden görünce “Eyvah” dedim.

Üstelik daha önce asker selamına bile türlü anlam yükleyen UEFA buradan neler neler çıkarır.

İnşallah bir para cezası ile kurtuluruz.

Ancak UEFA’nın iki yüzlülüğünü de konuşmak şart.

Merih’in yaptığı hareket hiçbir rakibi rencide edip, herhangi bir futbolcuyu hedef almadığı halde bunu mesele haline getirmeye hazırlanan UEFA, sahalardaki gerçek ırkçılık karşısında birkaç cılız hareket dışında sessiz.

İspanya liginde Real Madrid’in starı Vinicius’a yapılanlar bu futbolcuyu her gün sahayı göz yaşları içinde terk etmek zorunda bırakırken UEFA sessiz.

İngiltere’de Afrika kökenli futbolculara sürekli hakaretler edilirken UEFA sessiz.

İtalya’da başta Lazio olmak üzere pek çok kulübün taraftarları ırkçılığı bir kulüp hareketi haline getirirken UEFA sessiz.

Avusturya ırkçılığın kalesi haline gelir ve futbol sahaları da ülkenin bu durumundan nasibini alırken UEFA buna sessiz.

Tüm bunların yanı sıra futbol sahalarında dinî semboller bolca kullanılırken UEFA buna da sessiz.

Jude Bellingham tribünlere cinsel organını gösterince UEFA yine sessiz. 

Ama Merih Demiralp “kurt” işareti yapınca UEFA şahin.

Hadi canım sizde.

Tabii tüm bunlar tamam da, Merih’in hareketi için ne düşünüyorum.

Açık söyleyeyim “lüzumsuzluk” olarak görüyorum.

Gerek var mıydı böyle bir şeye.

85 milyonu birden mutlu etmek varken, bu hareketle hem ülkeyi UEFA’da sıkıntıya sokmaya hem de ülke içinde bölünme yaratmaya gerek var mıydı!

Milliyetçiliğini attığın iki gol ile zaten göstermişsin göstereceğin kadar. 

Buna bir de siyaset sokmak gerekiyor muydu! 

Gerekiyordu dersen o zaman sorarlar. 

“Suudi Arabistan’da Türk takımlarına ve Atatürk’e saygısızlık yapılırken milliyetçi değil miydin” diye. 

Ve o gün senin savunman, bizlerin bile söyleyecek tek kelimesi olmaz bu soru karşısında. 

Darısı başımıza bir fotoğraf

İngiltere’de bir fotoğraf tartışılıyor.

Başbakan Rishi Sunak’ın, ITV’nin yayınına katılmak için televizyon stüdyosunun kulisinde beklerken çekilmiş bir fotoğrafı.

Başbakan, bir dekor parçasının üzerine tek başına oturmuş, yayın sırasını bekliyor.

Önünde ise bikinili ve her tarafı dövmeli bir kadın poz veriyor.

Kadın da aslında programın konuklarından biri.

İngilizler bu fotoğrafı Başbakanın makama yakışmadığının bir göstergesi olarak görüyorlar.

Ben ise bu fotoğrafı demokrasi olarak görüyorum.

Siz hiç bizde Başbakanlar ya da Cumhurbaşkanları bir televizyon programına nasıl gelir hiç gördünüz mü!

Ben defalarca gördüm.

Anlatayım.

Önden onlarca koruma polisi gelir.

Sonra partililer kanalı doldurur.

Kapının önünde yüzlerce kişi birikir.

Sonra parti örgütü binayı sarar.

Sonunda, biraz da gecikme ve uzun bir konvoyla Başbakan ve şürekası arzı endam eyler.

Kapıda televizyon kanalının tüm yönetimi ve hatta sahibi karşılar.

Programı yapacak olan kişi bile konuğuna kolay kolay ulaşamaz.

Başbakan ya da Cumhurbaşkanı kanalın en şık odasında ağırlanır ve yayına saniyeler kala stüdyoya indirilir.

Öyle diğer olası konuklarla beraber kuliste beklemek falan asla söz konusu değildir.

Sağ partilerde bu durum daha abartılı yaşanır, konuk biraz daha sola yakınsa durum biraz daha normale yakın olur. Parti güçlendikçe kalabalık ve yalakalık artar.

Gerçi AKP döneminde artık bu tablolar yaşanmıyor çünkü Erdoğan artık kanallara gitmiyor. Kanallar Erdoğan’ın istediği yere gidiyor.

Çekim iktidarın uygun gördüğü ve gösterdiği yerde yapılıyor hatta bazen çekimi bile Cumhurbaşkanı’nın ekibi yapıyor.

Bu yüzden ben Rishi Sunak’ın fotoğrafını “demokrasi seviyesi” olarak gördüm.

Ve keşke bizde de böyle olsa diye düşündüm.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Karşımızdakilerin de insan olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yargıya güven nasıl artar?
Köşe Yazıları
Yargıya güven nasıl artar?

Fatih Altaylı

Nisan 24, 2026

Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

Umursamazlık
Köşe Yazıları
Umursamazlık

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026